27 Mart 2010

biletim? ceset yanı olsun

Hoşgeldin Baba, hoşgeldin Dede..

Ağlıyorum, siz benimle ağlamayın ama. Bir cesetle aynı yatağa neden girdim ben de bilmiyorum ama çok korktum, hasta oldum, oracıkta kaldım birşey söyleyemeden, ağladım ağladım, gücüm kuvvetim kalmadı, ceset yanıbaşımda, kalkmalıyım.

Dede, ağlama ne olur, ağlıyorum ama sen ağlama.
Baba, biliyorsun değil mi odamı, biliyorum geliyorsun yanıma, arada, izliyorsun, görüyorsun ya.. Üzgün durma ne olur, ben ağlıyorum ama sen ağlama.

Dede, Baba, ağlamayın, ağlamıyorum bak, yine rüyaymış..

Çerçi nerdesin?

25 Mart 2010

badem & içi

ah ne güzel ne güzel seni sevmek,
ah ne güzel ne güzel..

22 Mart 2010

stasia olduk mu dersin sevgili?

yeniden doğduk mu biz şimdi Yeni Gün'le, Nevruz ile?

**
Bir Can ki, çark eder sol yanıyla, pervane olur.
Sıcak, bunalmışım. Günden, gündelikten, işten aştan baştan.. Sessiz ah ederken önce yaratılışın sesini duydum kudüm ile, sonra gittikçe serinleten bir Can, eteği, gittikçe açılan, serinleten.
Bir Ben'dir uzandı yanıma, dokundum ona, kalbim onun ritmleriyle attı sonra.

Sıcaktı, bunalmıştım. Günden, gündelikten, işten aştan baştan.. Bir aşk eyledi beni, bir aşk serinletti beni..



**
(iç ses)
Sevgili! Bak deli Badem'ler meyve veriyor! Bahar!
**




Nevruz olmuş sevdiğim, yenilenmiş, bayramlıklarını giymiş doğa, haydi nefes alalım birlikte.
Nargile?
Olur, nefes al, nefes ver, nefes alayım, nefes vereyim.
Nefes aldık nefes verdik!




**
Yeni Gün olur, bir minik kuş gözlerini açar hayata, iyki doğdun paşam denir o halde ona, Hüsnü Dinlendirici eşlik eder, Ben'dir eşlik eder.
**



Bahar bize şubatta geldi, bugün yeni gün oldu,
Biz stasia olduk!

18 Mart 2010

saçımıza çiçekler


yağsın annem..

Sen hep gözlerinle bana ve göğe(O'na) bak.
Mutlu ol!


15 Mart 2010

hafıza dediğin?


..
Ne kadar olur bu? Büyük mü? Küçük mü? Bilemedimbilmemkaç cigabaytlar kadar mı?
Ben sığar mıyım mesela içine?
Bir hayat sığar mı ya da zamanı oluşturan herhangi bir an?

"Bekleyen yeni bir mesaj, eski mesajları şimdi sil?"
"X Yetersiz disk alanı! X"

Cep telefonum, bilgisayarım.. Ya yaşam alanım? Bir gün ben de böyle bir hata versem nasıl olur? Alnımın üzerine "Aşırı yüklenme" yazsam mesela? Daha da zorlayana yeni bir diskle gel, ya da eski mesajları sil desem?

Kasıp duran internet ya da bilgisayar gibi sizi az bekletsem?
Deli Badem'imin kokusunu ciğerlerimin boşluğu kadar içime çeksem.
Siz en iyisi orada az durun..

12 Mart 2010

şemsiye



Bizi



savaştan




ne




korur




Anne?









Evimizin içinde, yanımda yatıyorsun, başka başka insanlar, bir bebek.

Uçak sesleri, bombalamalar..
Hemen elimdeki şemsiyeyi açıyorum Anne, ikimizinde başı aynı şemsiye altında. Seni koruyorum.

Ama anne herkes ölüyor, sanki uykuda gibiler, bedenim çıplak, mahşer günü gibi, işaret parmağımı kaldırıyorum karşımdaki adama karşı, konuşamıyorum ama demek istediğim "Bir ben ayaktayım, bir ben ölmedim" Sesim titriyor, ya şu bebek, o neden öldü.

Yutkunmalar, yutkunamamalar..

Sonra farkediyorum ki bebek nefes alıyor, herkes almaya başlıyor.

Oh diyorum be oh.



10 Mart 2010

Çerçi Çerçi, hu hu!


Çerçi, Kuzey'den bir şeyler fısıldıyor bize Sevgili. Ya da göz kırpıyor görmeyen gözleriyle biz gören(!) gözlere; görebilelim diye..

Sahi, "Kaç mevsim sonra" buraya döndük?, "Artık başkası olarak geldik, adımız bile farklı" dedik? Küçük bir tepeden şehre bakarken yeniden doğmadan önce, burasını, burayı, bizi gördük? Biz gördük ki hatırladık..
Sahi, neden tüm rüyalar hep gerçek(!) hayatta yaşadıklarımızdan sonra aklımıza geliyor..? Dejavularımızı yaşadıktan sonra zihnimizde canlandırıyoruz?

--
Katre'deki Derya'yı, parçadaki bütünü düşünür dururken Çerçi'nin sana, senin de bana "Her hayat başka bir hayatın aynasıdır. Ya da bizimkiler dahil bütün hayatlar tek bir aynadan düşmüş, parça parça dağılmıştır dünyaya" diye fısıldaman Tesadüfler Tanrı'sının işi midir?
--

Kalbimiz..
Dışımızdaki varlık..
Varlığın kalpte aldığı görünüş..
Bu üçünü düşlerken sana sorduğum sorunun cevabını bulur gibi oluyorum.
Dejavular(Kalbimiz),
Yaşadıklarımız(Dışımızdaki varlık)
Dejavuların akla gelişi ve duyulan his-heyecan(Varlığın kalpte aldığı görünüş)
Evet böyle olmalıydı bu, ya da "Her yeni verdiğim cevap bir sonrakini anlamamamı zorlaştıracak" da benim haberim yok.

--
Çerçi yoluna devam ederken diyor ki bana:
"Aşkın iki sonucu olur. Biri, sevgililer aşk sayesinde başka insanlara dönüşüp,öncekinden farklı bakarlar dünyaya. Diğeri, dünya da, onların bakışından dolayı değişip, kalplerindeki sevgiye göre bir ruh edinir."
Çerçinin arkasından koştum ama yetişemedim Sevdiğim, ona diyecektim ki sana dediğim gibi:
-Her insan aşk taşısa yüreğinde, bu dünyada savaş olmaz!

Rüya görmeyi diliyorum bu gece, ki sabah Çerçi'nin yolu düşsün, rüyamı anlatayım..

7 Mart 2010



OUT
OF
THE
KITCHENS,
INTO
THE
WORLD


5 Mart 2010

yine mi güzeliz

yine mi çiçek,
hamdolsun!













Öyle bir derde düştüm ki, sıcacık,
Senin kadar..

Yarın kurarım dediğim sofrayı, bugün kurmak istedim,
Sen de soluklanıver, ben de dinleneyim istedim,
Bu masada.

Ben bu masadan kalkmak istemedim.
Şimdi masada Çiçek var..