31 Mayıs 2009

makalat

bu yolu nasıl gitmeli?

bu kadar…. perde ve örtü, insanoğlunun çevresini sarmış!

arş, onun kılıfı

kürsü, onun kılıfı

yedi gök, onun kılıfı

gövdesi, onun kılıfı

hayvani ruh, kılıfı

kılıf kılıf içinde

örtü örtü üzerine

marifetin olduğu yere kadar…

kılıf var, başka hiçbir şey yok!

30 Mayıs 2009

YOLdaş, YOLcu!



aynı basamakları çıkıyorsa Yoldaş'tır,

değilse Yolcu'dur.

Yoldaş mı Yolcu mu bilmeye ne gerek,

ya katların birinde karşına çıkar, Yoldaşlık eder;

ya çoktan çıkmıştır, varınca yine yoldaşın..

hiç görmedinse onu ne farkeder,

merdiven çıkmak isteyenin, aşk yaşamak isteyenin.

Yolcu'yu yolundan çevirmek ne demek!

29 Mayıs 2009

Ahh iki gözüm, Marika'm!

nerdesin şimdi?
O'ndan sonra nereye gittin?
sürgünden sonra diyorum..
hayır hayır aşktan sonra diyorum..
yavrum Marika'm anlatamıyorum, daha sonra..

olsa olsa Thomas'ın yerindedir diye uğradım, yoktun.
tefin sandalyenin üstünde boynunu bükmüş duruyordu.
seni sordum, bilemedi.
iki gözüm Marika'm, neredesin?
başka bir sürgün mü bu yoksa,
yine git mi dediler sana! ah..
dayanır mı yüreğin başka Αιγαίο Πέλαγος geçmeye gitmeye..
sahi başka var mı Ege'den..
üstünden geçip gittiğinde, varınca başka topraklara,
görüp baktığın: geçmişin sular altında!
ah koca, mavi Ege!
çek sularını!
Marika'm derindedir, boğuluyordur orada..
yok deme, yerinde yoksa nerededir?
sen söyle bari!

ne tefi, ne Ege..
yanık sesine eşlik eden buzuki de bilemedi!

--

hey! durun..
siz Marika'mı izleyen güvercinler değil misiniz?
Marika'mı kaybettim ben..
ararım ki yerde değil, Thomas'ın yerinde..
dipte değil, Ege'nin dibinde..
uçarsınız siz gökte, gördünüz mü yükseklerde?

--

nerede bu kadın?
nereye gider?
sesi de geliyor oysa, sessiz hüzün sevincinde..
seni bulmam için ne gerek?
kaç kere Marika olmam gerek ha söyle Marika mou!
en sonunda gittiğin yeri bilebilmem için..
unutmamam gerek biliyorum ama..
son kez tamam!
son kez yeniden alıyorum tefimi elime,
Thomas'tayım, sandalyeme oturuyorum.
yavrum buzuki sesleri sesime gelir, ben yanık, o da benden..
söz! bu sefer unutumayacağım nereye gittiğimi.
sefil sefil aramayacağım kendimi.
Marika mou! ben Marika.
şimdi burdayım.
ne burada kalacağım,
ne Ege'de,
ne güvercin diyarında!

aman kahvesine gidiyorum, aşk şarkılarına..


25 Mayıs 2009


nedir?
işaret, ipucu?
ipin ucunu kaçırmadan sormak lazım.

yolu ben mi çizdim
en başından
yusyuvarlak,
döndü bana geldi?
nedir?

başka bir yol mu var?
başka hayat?
hayat var mı hayat?
nedir?

yoksa güç mü geldi ruha?
canlandı, hantal bedenini unuttu!
7 katı koşarak çıkmak ister.
destur!! bre şeytanın yoldaşı
ne gerek koşmaya.
aşkı yaşamak güzel demedin mi sen? uzuunca, bir ömür. hem dünyadaki hiç bir şey bu aşık olunan kadar sadık değil, acaba o da beni sever mi ki demediğinden. o benim diye sahiplenmeyeceğin türden. herkesin aşkı olabilecek kadar kocaman yüreği olan. papatya falına ne gerek,
sen sev,
sen aşık ol yeter.
ol yeter ki.
kapısı bacası, yatağı döşeği, yüreğinin köşesi açık.
ara yeter ki.
şefkat merhamet dolu.
sen iste yeter ki.

ey aşık olacağım!
nedirleri bana göster, bileyim.
beni kabul et geleyim
böyle günahımla kirimle.
pisimle pasağımla
unuttuğum kalbimle.

ah bedenim!
vaktin geçene kadar ruhuna eşlik et.
ne çok sevmişim seni. seninle sınırlı kalmışım.
rüyamda bırakırdın ya beni
sevgiliye sana aşık değilim demek zor
ama
rüyamdaki kadar özgür olmak isterim artık
ah etme sen de ne olur
ben etmedim.
aramak istiyorum
hissetmek istiyorum.
vakti gelince geç git
n'olur!